Yazılı Basında Biz

Yazılı Basında Biz

15.06.2014 Bloomberg Busınessweek - Kampçılık Gelecek Vadediyor

19 yaşında 1. Lig takımlarından Paşabahçe’de basketbol oynarken sakatlanıp çocuklara basketbolu öğretme aşkıyla bir okulun salonunu kiralayan Fahrettin Gözet, 1989’da İstanbul Kadıköy’de başlayan serüvenini uluslararası mecraya dökmüş durumda. Üstelik basketbol okulundan çok daha öte, gençlik kampları düzenleyerek. İlk yaz kampını 1993 yılında Ayvalık’ta düzenleyen Geleceğin Yıldızları, süregelen zaman içerisinde 3 bine yakın öğrencisiyle kampçılıkta Türkiye’nin bir numarası haline gelmiş durumda. Bloomberg Businessweek Türkiye olarak aynı zamanda Türkiye Kamplar Birliğinin kurucu başkanlığı görevini üstlenen Fahrettin Gözet’le, Geleceğin Yıldızları ve artık dünyada bir turizm sektörü haline gelen gençlik kampçılığı hakkında konuştuk: - Alp Börü

Geleceğin Yıldızları’nın başarı hikayesi nasıl başladı?

Kimisi matematik, kimisi İngilizce dersi verir ben de filoloji okuyordum aslında ama basketbol öğretmek istedim. O bölgede bulduğum bir okulun müdürüne gittim, hafta sonları okulunuzu çocuklara basketbol öğretmek için kullanabilir miyiz diye sordum. Olabilir yanıtını aldım, basketbol okulu olarak başladık. Müthiş bir ilgi oldu. İnsanlar birbirlerine tavsiye ederek, çok hızlı bir sürede spor okulunu tanınmış hale getirdiler. 93 yılına geldiğimizde çocukların ailelerinden ayrı bir deneyim kazanmaları için yaz kampları düzenlemeye başladık. İlk yaz kampımızı 93 yılında Ayvalık’ta düzenledik. Kampa katılan 54 öğrenci arasında Galatasaray Liv Hospital’da oynayan milli takımın oyun kurucusu Engin Atsür de vardı. Basketbol olarak başlayan kamplar, birkaç tane milli sporcu çıkardı. Daha sonra 96 yılından itibaren kampları uluslararası yapmaya karar verdik.

Uluslararası kamplarda öğrencileri Türkiye’ye nasıl çektiniz?

Edirne’yle Kars arasında sınırlı bir alanda en iyisi olmak bize yetmedi, uluslararası alanda bir şeyler yapalım dedik. 96’dan beri olan uluslararası kamplara toplam 64 ülke katıldı. Bunun içerisinde Tayvan’da var, Amerika’da var, Çin’de var. Her yıl 20’den fazla ülkeden çocuk kamplarımıza geliyor. Türkiye’ye ailecek tatile gelinebilir ama çocuğu tek başına kampa göndermek için, dışarıdan bakıldığında çok da cazip bir ülke değil. Burada standartlar devreye giriyor.98 yılında Amerikan Kamplar Birliği’nin standartlarını örnek olarak kendimize aldık. Yaklaşık 15-16 yıldır Amerikan Kamplar Birliğinin standartlarını uyguluyoruz.

Amerika’nın kampçılık standartları neler?

Bundan 150 yıl öncesinde, Amerika’da kampçılık başladı. Şu anda Amerikan kampçılık pazarı, 12 bin kamp ve 11 milyona yakın çocukla yaklaşık 25 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip. Bu bahsettiğim sadece Temmuz ve Ağustos ekonomisi. Bu rakam izim turizm gelirimize yakın bir ekonomik büyüklüğe tekabül ediyor. 1910 yılında Amerika’daki kamplar birleşiyor, sektörün standartlarını belirleyip yükseltiyorlar. Bunun en önemli sebebi de, öğrenim kaygısı. Üç aylık yaz tatili sonrasında çocuk geri geldiğinde, bir önceki sınıfı bitirdiği son haftadan yüzde 20-25 geride geliyor. Öğrenilenler unutuluyor, bilgi kaybı var, bütün dünyada problem bu.

Aslında bununla ilgili bir hikaye de var: Obama başkan olduğunda önüne bir eğitim raporu geliyor. Çin’deki eğitim sisteminin Amerika’dakinden daha iyi olduğu, böyle devam ederse 2030’da Amerika bilgi üreten ülkeler sıralamasında koltuğunu Çin’e kaptırmış olacağı söyleniyor. 1 Ağustos’ta okulları erkenden açalım önerisine aileler ve kampçılık sektörü karşı çıkıyor. Amerikan Milli Eğitimi ile Amerikan Kamplar Birliği birlikte bir proje geliştiriyorlar, öğrenme becerileri üstüne. Şu anda hem bizim uyguladığımız hem de Amerika’nın uyguladığı modelin içinde öğrenmeyi devam ettirici, farklı şekillerde beyni geliştirici özellikler var. Zaten Obama’da her yaz kızlarını kampa götürüyor, bavullarını taşıyor, kampın girişinde çocuklarına sarılıyor basın eşliğinde. “ Ben gönderiyorum herkes göndersin” mesajı veriyor.

Sadece Eğitim mi? Aynı zamanda sağlık açısından da kaygılar var mı?

Kampçılık İngiltere Sağlık Bakanlığı’nca da destekleniyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, obezite yazın artış gösteriyor. Çocuklar yazın kilo vermenin tersine, kilo alıyorlar. Düzensiz besleniyorlar, yatıp kalkma saatleri farklı. Bilgisayar ve televizyonla çok fazla vakit geçiriyorlar. Bu bir süre sonra sağlık problemlerine ve ekonomik sıkıntılara yol açıyor. Daha sonra çocuklara an sulandırıcı, obeziteyi engelleyen metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlar veriyorlar. Çocukların kalp damar problemleriyle uğraşmak yerine, onları kamplara yönlendirip hareketli bir yaşam sunmak daha akıllıca. Akıllı toplumlar bunu yapıyor.

Kampçılığın bir turizm sektörü olarak sayılmasının sebepleri neler?

Ekonomik olarak baktığımızda da, bazı ülkeler bunu iş modellerinin içine almışlar. Örneğin, 100 çalışanı geçen firmaların çalışanlarını her yaz en az bir haftalık da olsa kampa gönderme gibi bir zorunluluğu var. Yunanistan buna çok iyi bir model. Banka sandıkları ya da sendikalar da gönderiyor. Sendikalardan ya da sandıklardan, çalışanlar için belli bir fon ayrılıyor. Onların çocukları her yıl kampa gönderiliyor. Türkiye’de 1,5 milyon civarı çocuk yaz kampına gidiyor. Geleceğin Yıldızları’nda ise 3 bine yakın öğrencimiz var. 60 kadar özel kamp var, bunların içinde en büyükleri Geleceğin Yıldızları. Türkiye’de 1,5 milyon öğrenciyle yaklaşık 600 milyon liralık ekonomi yaratıyoruz. Amerika’daki 25 milyar doları karşılaştırınca, çok daha yolumuz olduğunu görüyoruz. Kampçılık aslında gençlik turizmine de giriyor. Gençlik turizmi dünyada turizmin en hızlı büyüyen segmenti. Dünya verilerinde ortalama olarak bir turist kişi başı yılda 800 dolar harcarken, gençlik turizminde bu rakam 2 milyon lira ama bunu beşe katlayabiliriz.

Kampçılığın yaygınlaştırılması için ne yapmamız gerekiyor?

Her ülkenin bir kamplar derneği var. Bu sektörün sözcüsü olup anlatmak için Türkiye’de 2010 yılında kuruldu, ben kurucu başkanıyım. Türkiye Kamplar Derneği. Dünyadaki 60 adet kamplar derneğinin birleştiği bir üst kurum var. Şemsiye organizasyon Dünya Kamplar Birliği. Onun da 15 kişilik bir yönetim kurulu var, bütün sektörel araştırmaları yapıyor. Çocukların trendleriyle ilgili, eğitim ve araştırma adına. Üç yılda bir Dünya Kampçılık Kongresi düzenleniyor.2008’de Kanada’daydı, 2011’de HongKong’daydı, 2014!ün Türkiye’de düzenlenmesine karar verildi. Ekim ayında Dünya Kampçılar Kongresi Antalya da düzenlenecek. Şu anda 21 ülkeden 300 yabancı katılımcı kayıtlı oldu. Beklentimiz 60 ülkeden 1200 katılımcı olması yönünde.

Kongre neden bu kadar önemli?

Kongreyi yapmamızın en önemli sebebi kamuoyu oluşturmak, konunun desteklenmesi için motivasyon yaratmak. Nasıl desteklenebilir? Katma değer vergisi oranı şu anda yüzde 18 ama bir bale kursunda gitar kursunda yüzde 8. Turizmde de yüzde 8 ama kampçılıkta yüzde 18. Tabi bu da kayıt dışına itiyor. Bir sürü emekli öğretmen küçük küçük kamp yapıyor, standartları yerine getirme problemi de var. Hiçbirine uymuyor, hiçbir yere üye değil.16 milyon çocuk arasında bir makro hedef belirlememiz lazım. Türkiye Kamplar Birliği olarak sektörde yapılması gerekenleri, devletin gerekli düzenlemeleri yaptığını düşünürsek, kurumsal kamplarla beraber bunun 2030 yılında en az 7-8 milyona çıkması gerekiyor.


BU SAYFAYI PAYLAŞ
DESIGN + DEVELOPMENT Adaptice